YUNUS EMRE
Yaşamıyla
ilgili çok az şey bilinen Yunus Emre’nin bir de halk arasında destanlaşmış bir
yaşam öyküsü vardır…
Yunus Emre, küçükken okula gider ama
alfabeyi bir türlü öğrenemez. Bu yüzden de okulu bırakıp köyünde çiftçilik
yapmaya başlar. Bir süre sonra yaşadığı yerde başlayan kıtlıktan, kendisi de
etkilenir. Kırşehir’e yakın Sulucakarahöyük’te Hacı Bektaş Veli adında birinin
insanlara yardım ettiğini duyması üzerine, onun yanına gitmeye karar verir. Bu
amaçla yola çıkan Yunus Emre, yine de eli boş gitmemek ister ve yol boyunca
alıç toplar.
Hacı Bektaş Veli ile tanışması bir buğday için olur…
Hacı Bektaş Veli, dergahına
gelen Yunus Emre’nin bu hoş davranışından çok etkilenir. Yunus’un buğday için
geldiğini öğrenince de şöyle der: “Sorun bakalım buğday mı ister,
himmet mi?” Yunus Emre, bu soru üzerine himmet karın doyurmaz
diyerek buğdayını alıp tekrar yola çıkar. Ama yolda pişman olur ve dergaha geri
döner.
Yeniden Hacı
Bektaş Veli’nin huzuruna çıkıp pişmanlığını dile getiren Yunus’a Hacı Bektaş
Veli “O söylediğin artık geçti, biz o anahtarı Taptuk Emre ’ye verdik” der.
Yunus bu sefer de Taptuk Emre’yi bulmak için yollara düşer. Taptuk Emre’nin yanında erenler
mertebesine ulaşmak için 40 yıl boyunca odun taşır…
Taptuk Emre’yi bulur, ona durumu anlatır, onun dervişi olur ve dergaha odun
taşımakla görevlendirilir. Tam 40 yıl boyunca dergaha odun taşıyan Yunus, tek
bir eğri odun getirmez dergaha.
Taptuk
Emre, kızını Yunus’la evlendirir ama Yunus, kendisini ona layık görmediği ve
tek amacı erenler mertebesine ulaşmak olduğu için şeyhinin kızına el sürmez.
Sonra da bir türlü o mertebeye ulaşamadığını düşünüp Taptuk Emre’nin yanından
ayrılır.
Tek amacı erenler mertebesine
ulaşmak olan Yunus, Taptuk Emre’nin yanından ayrıldıktan sonra anlar o
mertebeye ulaştığını
Taptuk
Emre’den ayrı geçirdiği zaman süresince başından geçenler sayesinde Yunus,
istediği mertebeye artık ulaştığını anlar ve mahçup bir şekilde tekrar şeyhinin
yanına döner. Önce şeyhine kendisini affettirmek için karısıyla görüşür. Karısı
ona “Bilirsin gözleri görmez, sen kapının eşiğine yat. O sabah namazına
kalktığında ayağı sana dokunur. Bu kim diye bana sorar. Ben de Yunus, derim.
Eğer hangi Yunus derse ses çıkarmadan çek git. Yok, eğer bizim Yunus mu derse,
kalk şeyhinin eline sarıl” der.
Ve yıllar sonra mahçup bir şekilde
şeyhinin yanına gelip af bekleyen Yunus’un, şeyhinin onu affetmesi üzerine
hayatını kaybettiği söylenir…
Şeyhinin
karısının dediğini yapan Yunus’a şeyhi: “Yunus mu?” diye cevap verince Yunus
kalkar ve şeyhinin ellerine sarılır. Hikayeye göre Yunus, bu olaydan sonra
hayatını kaybetmiştir.
YAĞIZ MERT YURDAKUL
Yorumlar
Yorum Gönder